İnşaat'ın geleceği burada şekilleniyor.

Enfo

Geleneksel Türk Camileri – Cami

,

Geleneksel Türk Mimarisi örnekleri

Geleneksel Türk Camileri ‘nin kısa özeti; Anadolu’ya göç eden, ilk Müslüman Türk Boyları olan Karluk, Yağma ve Çiğil boyları, ardından Oğuzlar arasında İslâmiyet takriben 10. yy.’da yayılmaya başlamıştır. Karluk, Yağma ve Çiğil Türkleri, ilk Müslüman Türk devletlerinden olan Karahanlı Devleti’ni (840), Oğuzlar ise Büyük Selçuklu Devleti’ni (1037) kurmuşlardır. Ancak Selçuklu Mimarisi bugün Geleneksel Türk Camilerinde daha derin izler taşıdığı söylenebilir. Çünkü Selçuklu Devleti ibadethaneler inşaa ederken kültürlerinden izler bırakma düşüncesi ve yerleşik bir devlet olacağı inancı ile bugün sanat eseri niteliğinde cami, yapı, nesne ve objeler bırakmıştır.

Selçuklu hatları

Camiler, müslümanlar için önemli bir ibadethanedir. Camilerin mescitten farkları ise, bir minber’e sahip olması ve içinde hutbe okunmasıdır.
İslam Dininin yayıldığı ilk zamanlar, “secde edilen, topluca namaz kılınan yer” anlamındaki “Mescid-ül Cami” denilen ibadet mekanının ismi zamanla kısalarak cami halini almıştır.
Hz. Muhammed tarafından 622 yılında Medine’de kurulan ilk cami, etrafı dört duvarla
çevrilmiş kare planlı bir alandan ibaretti. Peygamberin cemaate imamlık ettiği yerde güneşten korunmak için hurma dallarıyla örtülmüş bir gölgelik bulunuyordu. Bugün ise camiler birçok yapı tarzı ve ekolünün birleşmesi sebebiyle çeşit çeşit karşımıza çıkmaktadır. Dünya genelinde İslamiyet’in yayıldığı neredeyse bütün coğrafya ve bölgelerde Camiler o coğrafyanın izlerini taşıyarak her millette kendine has bir biçimde tezahür etmektedir.

Geleneksel Selçuklu Mimarisi- Sivas Medresesi

Ancak her camide karşımıza çıkan mihrap, minber ve minare gibi öğelerin 8. yüzyılda belli başlı çeşitlere indirgenmesinin akabinde camilerin gelişim çizgisi ülkeler ve toplumlara göre değişmiş ve gelişmiştir. Dolayısıyla, kilise ve katedrallerin durağan denebilecek planlamasına karşın, cami planlaması tarih içinde geniş bir çeşitlilik sunar.

Geleneksel Selçuk Mimarisi

Geleneksel Türk Mimarisinde camilerin gelişimi neredeyse 20. yüzyılın sonuna dek süren bir evrim çizgisi izler. Hatta Cumhuriyet sonrası dönemde bile Geleneksel Türk Cami Mimarisi yeni ve modern mimariye ayak uydurmaya başladığı söylenebilir. Anadolu, Klasik Osmanlı Dönemi’nin sonuna dek, strüktürün geliştirilmesi ve güçlendirilmesi sorunuyla ilgilenmiştir. Bu ilgi nedeniyle Edirne Selimiye Camii’nde en güzel örneklerinden biriyle karşılaştığımız “Merkezi Kubbeli Cami” geleneği, Osmanlı’da dünya mimarlığı açısından büyük önem taşıyan bir evrim süreci yaşamıştır. Elbette bu kültürün ve geleneğin oluşmasında ki en önemli aktör Mimar Sinan’dır.

Mimar Sinan Çizimleri

Camilerde yapının kullanımı genel anlamda yapıda ön plandadır. Namazın imama uyularak saflar halinde kılınması, imamın sesinin kolay duyulabilmesi ve namaz sırasında ön saflarda olma isteği, cami planlamasını etkileyen en önemli etmenlerden biri olmuştur. Bu nedenle ilk camilerde cami mekanı enine gelişme gösterir. Ancak yaşadığımız dönemde gerek artan nüfus gerekse Camilerin bu nüfusu kaldıracak boyutlarda inşa edilmesi genel anlamda ses ve ısı yalıtımı, cenaze namazları için geniş avlular, rahat çıkışlar ve namaz sırasında cemaati rahatsız etmemesi gereken trafik, park yeri, yol ve güzergahlarda kolaylık sağlanması gerekliliği sebebi ile farklı noktaya evrilmiştir.

Çamlıca Camii

İlk dönem İslam mimarisinde kıble duvarına paralel yerleştirilen iki sıra kemer aracılığıyla üç sahana ayrılan bu yapılar Büyük Selçuklu döneminde İslam mimarlığına giren orta avlu ve dört eyvan şeması, cami planlamasında daha sık karşılaşılmaya başlanmıştır.

Osmanlı’nın yavaş yavaş ortaya çıktığı ve Büyük Selçuklu’nun tarih sahnesinden yavaşça çekildiği 14.yy’da, Selçuklu mimarisinin yeni varisi Osmanlı Geleneksel Mimarisi’nde tek kubbeli cami strüktüründe boyutsal gelişme görülür. Osmanlı mimarlığında kalın duvarlara oturan 22,50 m. Çapında kubbesiyle Mudurnu Yıldırım Camii, mekanı büyütme isteğinin bir kanıtıdır.
İznik Yeşil Camii’de tek kubbeli cami hacmi iki sütunun taşıdığı bir kubbe ve iki tonoz örtüsüyle mihrap ekseni doğrultusunda genişletilmiştir. Ayrıca, 14.yy’da üç yönden revaklı son cemaat yeri cami programına girmiştir.

Mudurnu Yıldırım Camii - Geleneksel Türk Camileri

Osmanlılar’da çok ayaklı cami tipi kubbeli strüktürün etkisi altında kalmış ve Bursa Ulu
Camisii’nde 20 açıklık kubbeyle geçilmiştir. Bu camide giriş ekseni üstünde ikinci kubbenin üstü açık bırakılmış ve iç avlu geleneğini sürdürmek amacıyla altına bir şadırvan yerleştirilmiştir. sürdürmek amacıyla altına bir şadırvan yerleştirilmiştir.

Osmanlı cami mimarlığının en önemli denemelerinden birisi de “Çok İşlevli Cami” planlarıdır. Örneğin Bursa Orhan Gazi Camii’nde yapının giriş kısmına birtakım mekanlar eklenmiştir. Cami planlamasında 15. yy’da önemli gelişmeler görülür. Edirne’de II.Murad tarafından yaptırılan Üç Şerefeli Camii, sultan camilerinin prototipidir Çok ayaklı ve mihrap önü kubbeli cami şeması geleneği içinde tasarlanan bu camide, avlu, namaz kılınan kapalı hacim, son cemaat yeri ve minareyle Klasik Dönem cami programı belirlenmiştir. Altı ayağa oturan 24x24m çapında mihrap önü kubbesi, iki yanda ikişer kubbeli hacimle genişletilmiştir.

Geleneksel Türk Camileri- çizim

İstanbul’un fethi, cami tasarımına yeni açılımlar kazandırmıştır. Ayasofya’nın örtü sistemindeki kubbe-yarım kubbe ilişkisi, Osmanlı mimarlarına esin kaynağı olmuştur.

Ayasofya Camii Kebiri

Bu etkilenmenin ilk örneği, Eski Fatih Camii’nde görülür. Bu caminin mekan örtüsünde yeni tema, kubbe-yarım kubbe ilişkisidir. Mimar Sinan, Şehzade Camisi’nde dört yönde yarım kubbeyle örtülü mekanlar kullanarak ilk kez anıtsal boyutlarda “Merkezi Planlı Cami” şeması denemiştir.

Mimar Sinan, 60 yaşında inşa ettiği Süleymaniye Camii’nde ilk kez iki yarım kubbeli plana dönmüştür. Sinan bu yapısını “Kalfalık Eseri” olarak tanımlar.

Süleymaniye Camii

Sinan’ın II.Selim için Edirne’de yaptığı Selimiye Camii’nde merkezi mekan düzenlemesi ideal bileşimine varmıştır. Genişliği 31m olan kubbe, içte ve dışta tek egemen öğedir.
Selimiye’deki mekan bütünlüğüne Sinan, sekizgen ayak sistemiyle varmıştır.

Selimiye Camii

Mimar Sinan bu eserini “Ustalık Eseri” olarak nitelendirir. Osmanlı cami mimarlığında klasik etkiler 18.yy’dan öteye Batılılaşma hareketinin mimarlığa yansımasıyla bozulur. Batı Avrupa mimarlığının çeşitli üslupları 20.yy başlarına değin etkili olmuştur.
Nuruosmaniye Camii’nin planı, değişimin boyutlarını yansıtan en karakteristik örnektir.
Geleneksel kare ve dikdörtgen planlı avlu yerine çokgen planlı bir avlu tasarlanmıştır. Kapalı hacimde tek kubbeli cami geleneği sürmektedir.

Cami mimarisinde Camiyi meydana getiren öğelerin başlıcaları şunlardır:


Ana Kubbe: Camilerde fil ayakları ya da ana duvar üzerindeki kasnağa oturtulmuş kubbeye denir. Ana kubbenin bir diğer ismi de “Orta Kubbe”dir.

Kubbe Kasnağı: Bir kubbeyi taşıyan, daire, kare, yada çokgen planlı kaideye denir. Kubbe Kasnağı’na “kubbe bileziği” adı da verilir.

Ağırlık Kulesi: Geniş açıklıklı kubbelerin yatay yüklerle yanlara doğru açılmasını önlemek amacıyla kubbeyi taşıyan ayaklara üstten eklenen ek yükü oluşturan mimari öğe.

Geleneksel Türk Camileri- kubbe

Payanda: Osmanlı camilerinde ve Gotik kiliselerde, kubbe ve çatı ağırlığının itkisini ana duvarlara aktarmak için kubbe kasnağı yada çatı çevresi ile dayanma ayakları arasına konulmuş destek kemerine denir. Uçan Payanda’nın diğer bir ismi de “payanda kemer” ya da “tak payanda”dır

Şadırvan: Ortasında yüksekçe bir yerden şarıltı ile bol su akan havuz veya çevresi musluklu duvarlarla çevrilmiş abdest alma yapısıdır.

Muvakkithane: Çoğunlukla büyük camilerin yanında yapılan, içinde ezan saatlerinin saptanması için gerekli alet ve saatler bulunan küçük binadır.

Son Cemaat Yeri: Osmanlı camilerinde “sahın” denilen asıl namaz kılma alanına avludan girilen kapının iki yanında kalıp, avluya bakan revak altı mekanıdır. Zemini avlu döşemesinden yarım metre kadar yüksektedir. Bazı Son Cemaat Yerlerinde ayrıca bir de mihrabiye bulunur.

Revak: Üstü örtülü, önü açık galeri ya da kemer altlarına denir.

Sertak: Revak kemerinin kapıya rastlayan orta bölümü daha geniş ve kemeri de daha yüksek olur ki, buna sertak denir.

Filpaye: Osmanlı camilerinde ana kubbeyi taşıyan büyük ayaklara denir. Filpaye’ye “Pilpaye” yada “Fil Ayağı” adı da verilir.

Geleneksel Türk Camileri- cami

Gergi Çubuğu: Kemerlerde oluşan yatay itme kuvvetinin, kemeri taşıyan ayaklarda dengeyi bozucu kuvvet oluşturmasını engellemek amacıyla, üzengiden üzengiye yapılan çelik elemana denir.

Mihrabiye: Bazı camilerde son cemaat yerlerinde dışarıda namaz kılacaklar için kıbleyi göstermek üzere bir yada birkaç tane küçük mihrap nişi bulunur. Bunlara Mihrabiye adı verilir.

Harim: Osmanlı camilerini çevredeki evlerden ve sokaklardan ayıran duvarlarla çevrili dış avludur. Harimin diğer bir ismi de Muhavvata’dır.

Harem: Osmanlı camilerinde ortasında genellikle şadırvan bulunan iç avluya denir

Kıble Duvarı: Camilerde mihrabın bulunduğu, kıble yönüne bakan duvara denir.
Kıble duvarının diğer bir ismi de “mihrap duvarı”dır.

Minare: Camilerde müezzinin çıkıp ezan okuduğu yüksek ve ince yapılı kulelere denir. İlk minare, Muaviye zamanında Mısır valisi olan Müslüme tarafından Amr Camii’ne yaptırılmıştır.

Kaval Minare: Spiral biçimli merdivenlerin basamakları merkezi bir sütunla değil de, çeperler tarafından taşınan bir Osmanlı minaresi türüdür. Diğer minarelerde basamaklar hem çeper duvarları, hem de ortadaki düşey öğeyle taşınmaktadır. Kaval Minare türüne genelde küçük cami ve mescitlerde rastlanır.

Bu yazı 2022 yılında insaatinsaat.com için hazırlanmıştır.

Instagram ve Tiktok‘ta da bizi takip edebilirsiniz.

Kaynakça:

Ansiklopedik Mimarlık Sözlüğü, Doğan Hasol
 Sanat Kavram ve Terimleri Sözlüğü, Doğan KUBAN
 Sanat Ansiklopedisi, Celal Esad Arseven
 Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi
 Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

Geleneksel Türk Camileri, Geleneksel Türk Camileri, Geleneksel Türk Camileri, Geleneksel Türk Camileri


Bir Cevap Yazın

İnşaat & İnşaat sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin